umut seviyorum ben.
alışmıştım hayatı keyifle içime çekmeye. ne değişti? hayat, aynı hayat.
haksızlık hep bana doğru geliyordu son zamanlarda. hala geliyor aslında. 3 sarı kartım var. oyunda kalmak istedikçe, üstüme geliyor herşey. kasti faul yapacak bile oluyorum. 1 maç da olsa kaçırmaya hakkım yok ama, biliyorum.
bu karanlık havada, hep ileri bakmaya çalışıyorum. e tabi, eski alışkanlıklar bırakmıyor yakamı. karanlıkta, neyi gördüğünü fark edebilir ki insan? bir mucize oldu. karanlıkta umut gördüm. umut dolu bir bulut, bana doğru üflenince tozlarıyla büyülendiğim..
içime çektiğimde; en keyif aldığım o serin rüzgarı, en sevdiğim evcilik oyununu, en sıcak tarçınlı kurabiyeyi, en tatlı anne öpücüğünü, en güzel siyah beyaz fotoğraf karesini, en huzurlu kar gösterisini, en mutlu uçan balon efsanesini... hepsi doldu hücrelerime.
tekrar sordum, ne değişmiş?
bir umut varmış, baktım hiçbir şey değişmemiş.
Thursday, February 28, 2008
Subscribe to:
Posts (Atom)