Tuesday, July 01, 2008

rüzgar bedenimi sardıkça, karlar düşüyor sarkan dallardan.
gözlerinin gölgesi vuruyor, gururun önümde diz çöküyor.
işaret parmağımın hizasında bir çocuk koşuyor, elinde pembe mavi balonlar..
hüznümün en keyifli tahtında oturuyor umudum, kokusu içime yayılıyor.
bir yudum sıcak çay, 2 diş sarımsak, 3 kişilik rezervasyon..
hep benim kapımı çalıyor, olur olmadık saçmalıklar.
yüzümü ıslatmadan marsa koşmalıyım artık.
avucumdaki ekmek kırıntılarını da yedim, takip etmeyin rica ederim.

2 comments:

selcan peksan said...

ederim.. biliyorsun..

piggy said...

elinde büyüteçle mi geziyorsun?