Friday, September 26, 2008

yerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatların çırpındığı kadar hafif.
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç.
sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü.
ne renk olursa olsun kaşın gözün
karşındakinin gördüğüdür rengin.
yaşadıklarını kar sayma:
yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
ne kadar yaşarsan yaşa
sevdiğin kadardır ömrün.
gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
sakın bitti sanma her şeyi, sevdiğin kadar
sevileceksin.
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak, karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
unutma, yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
kendini yalnız hissettigin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
işte budur hayat!
işte budur yaşamak, bunu hatırladığın kadar yaşarsın.
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çicek sulandığı kadar güzeldir,
kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
bebek ağladığı kadar bebektir
ve herşeyi ögrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
sevdiğin
kadar
sevilirsin..

Tuesday, September 09, 2008

hayallerim bir zeplinle dünya turunda.
ruhum bir okyanus kenarında, yapabileceği son sörf için dalgasını bekliyor.
kalbim akvaryumdaki balıkları eğlendiriyor.
aklım, fikrim gökkuşağı parkında.
bomboş kaldım. üşüyorum.
sen yoksun sandım.
nefesimi tuttum.
hıçkırığım geçti, sen hala geçmedin.

az daha beklesem..
yaşlarımla yaşlanmadan
gözlerimle inatlaşmadan
yastığımla savaşmadan
birazcık daha beklesem..

sakin de olsam, pembe.
yalnız da kalsam, mavi.