hayat olarak kabul gören tüm gerçekler omuzlarımı acıtmaktayken bazen
içimden, perdeyi aralayarak telaşlanıyorum, gözüme vuran keskin ışık hilesiyle ben
buz beyaz tenim yangın sıcağı, nefesim sessiz, yüzüm dönük sırtıma
bıçaklar var hala, ayaklarım bağlı buluta
dahası yok. sabitim ben, sayısız sınırsız saflık ilkesiyle
toleransım olsun artık en yakın finalde
manzaralı bir oda, yokluğun en güzel yerinde..
Sunday, March 15, 2009
Wednesday, March 11, 2009
ayrıntıda avcılık
koleksiyonda çaycılık yaptım, bugüne dek
yakaladım, pişirdim
hem yedim, güldüm, mutlu ettim
bulut bile kalmadı şimdi üzerimde
yağmur yağacak da, güneş açacak da, gökkuşağı çıkacak da
uzun hikaye..
bir hinlik var ama anlayamadım
ya ben bu işin di' li geçmiş zaman çekimiyim
ya da hindinin ta kendisiyim
çok gülme der hep dedem
e gel de gülme
bu kader böyle saftirik hatunken..
koleksiyonda çaycılık yaptım, bugüne dek
yakaladım, pişirdim
hem yedim, güldüm, mutlu ettim
bulut bile kalmadı şimdi üzerimde
yağmur yağacak da, güneş açacak da, gökkuşağı çıkacak da
uzun hikaye..
bir hinlik var ama anlayamadım
ya ben bu işin di' li geçmiş zaman çekimiyim
ya da hindinin ta kendisiyim
çok gülme der hep dedem
e gel de gülme
bu kader böyle saftirik hatunken..
Sunday, March 08, 2009
" Acımın içine iyice girdiğimde, yani küçük asit bombaları kanımın ve kemiklerimin içinde sanki havai fişek gibi patlarken, bir yığın hatıranın her biri, önce beni kısa bir süreliğine, bazen on- onbeş, bazen bir- iki saniye oyalıyor; sonra da arkasında daha yoğun bir acı bırakarak şimdiki zamanın boşluğuna bırakıyor; bu boşluğu da, şaşırtıcı derecede güçlü yeni bir acı dalgası sırtımı, göğsümü acıtarak, bacaklarımın gücünü keserek dolduruyordu. "
masumiyet müzesi.
masumiyet müzesi.
Subscribe to:
Posts (Atom)