" Acımın içine iyice girdiğimde, yani küçük asit bombaları kanımın ve kemiklerimin içinde sanki havai fişek gibi patlarken, bir yığın hatıranın her biri, önce beni kısa bir süreliğine, bazen on- onbeş, bazen bir- iki saniye oyalıyor; sonra da arkasında daha yoğun bir acı bırakarak şimdiki zamanın boşluğuna bırakıyor; bu boşluğu da, şaşırtıcı derecede güçlü yeni bir acı dalgası sırtımı, göğsümü acıtarak, bacaklarımın gücünü keserek dolduruyordu. "
masumiyet müzesi.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment